GERÇEK BALI SADECE BİZDEN YİYİN VE ANLAYIN

DÜNYANIN EN KALİTELİ BAL'I
"PEREKLİ"
MARKASI VE GARANTİSİ İLE
KG/FİAT: 40TL TLF; 0535 680 8522
E-MAİL; aperekli2010@hotmail.com
Resimleri "Tık" layarak Kelkit Öbektaş köyü ile ilgili çiçek ve resimleri gözleyebilirsiniz.
Earth's best Honey from Gümüşhane/ Turqiye



14 Kasım 2011 Pazartesi

MİLLİ TAKIM YENİLDİ, ÜZÜLDÜNÜZ MÜ?
14 Kasım 2011 Pazartesi
Milli takımı seyrettik. Maşallah 3-0 mağlup oldu!
Size soruyorum ama delikanlı gibi cevap verin lütfen!
Bana değil kendinize… üzüldünüz mü?
Ben bu soruyu bazı arkadaşlarıma aynen sordum, inanın hiçbiri bana “Ne diyorsun yahu, uykularım kaçtı, iştahım kesildi” vs. demedi.

Bu soruyu 1970’ten önce sorsanız kıyamet kopardı.
Bir kere adamlar oynadı, biz seyrettik. Yalan mı?
Haaa… siz geçin o işi, bakıyorsunuz istatistiklere, güya TV’de “Topla oynama Türkiye %63, Hırvatistan %37”...
Pekiii maç kaç kaç? “Hırvatistan 3 - Türkiye 0”. Yuh yani!
Bu nasıl futbol, bilen beri gelsin! Hah, şimdi gelelim soruma.
“Üzülmedim” yalan mı söyleyecem?
Şimdi anlaşalım: Bir kere takımın bundan sonra adı “Milli” olmaktan çıkarılsın arkadaşlar, neden mi?
“Milli demek; millet için, vatan için” demektir.
Pekiii, bu oyuncuların millet için, vatan için yaptıkları ne var?
Hiçbir şey. Bedava mı oynuyorlar? Yok, maç primi bir servet, bu milletin % 99’unun hayat boyu biriktiremeyeceği bir meblağ.
Ne zaman “Milli takım”dı? 1970’ten önceki ekipler.
Milli maçtan sonra prim almak da ne demek, zinhar ayıp ve hakaret yerine geçerdi bu oyunculara.
Zaten milli olmakla futbolda yeterince manevi prim alıyorsun.
Adın, şanın, piyasan, fiyatın artıyor di mi?
Haaa, sen ille de prim verelim mi diyorsun, o zaman bu takımın adının başından “Milli” kelimesini kaldır yerine başka bir kavram getir. Meselâ “Karma, zirve takım.”
Zira 250.000 TL prim almak için oynayan bir ekibin millilik hiçbir vasfı olamaz, ben de onların mağlubiyetine asla üzülmem, sadece galip gelirlerse bir “Aferin” çekerim o kadar.
Haaa… kızmak yoook. Madem ki milli görevlerde böyle abuk sabuk primler verilecekti, bunca asker, polis, jandarma, istihbarat görevlisi delikanlılar kimsenin ruhu duymadan keklik gibi can verip gidiyorlar veya dağ taş gece gündüz koşuşturuyorlar.
Hem de milli takım oyuncuları gibi en mutena otellerde, en güzel yiyeceklerle belki de yanlarında kaçamak en güzel kızlarla değil.
Yuh yani! Ben neden üzüleyim? Madem prim onlara.
Bırakın bu garibanlara başarılarında primi, şehit olduklarında çoluk çocukları aç biilaç gezinip işsiz sokaklarda kalıyor.
Ben Hırvatları alkışladım. Tribünler de alkışladı.
Neden? Madem parasına futbol, kim güzel oynarsa onu alkışlarım arkadaş, işte bu kadar. Milli imiş, ne millisi yaa!
Hocaları çuvalla para alacak, oyuncular bir servet kapacak; onlar göbek atacak, garibanlar üzülecek. Yok öyle şey.
Haaa bir de bu (3-0) var ya… Bu memlekette takımlara sayısız yabancıyı sokuşturanlara hediye olsun.
Avrupalılar her takımda takır takır oynar.
Senin kaç futbolcun dışarıda oynuyor adam gibi?
Arda mı? Hıh gördük onun da kırıtmalarını. Alın o da sizin olsun.

Devamını okuyun...

3 Kasım 2011 Perşembe

HEM VATAN'A HEM YARATAN'INA GÖREV

MEHMETCİK GÜNEY DOĞU DAĞLARINI NAMAZ'LA AYDINLATIYOR:
İŞTE KAHRAMAN MEHMETCİK BU;
O KATİLLER O ZERDÜŞTLER NAMAZLA ALAY EDERKEN TÜRK'ÜN GÜCÜ BU ARSLANLAR HAKKARİ DAĞLARINDA VATANLARINI KOLLARKEN RABLERİNE DE GÖREVLERİNİ UNUTMUYORLAR.
ALLAH-Ü EKBER

Devamını okuyun...

1 Kasım 2011 Salı

VAN DEPREMİ BİRLİK DÜŞMANLARINA DARBE VURDU

TÜRKİYE BİR OLDU VAN'A YARDIMA KOŞTU
''Türk ve Kürt ırkçılarına rağmen, ötekileştiricilere, bozgunculara, fitnecilere, mezar soyguncularına ve leş kargalarına rağmen, bulanık suda avlanmak isteyenlere rağmen, Türkiye Van depremiyle kardeşliğini çok net şekilde ortaya koymuştur'' dedi.
Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin bilgiler verdi.
Toplantıdaki ağırlıklı konunun Van depremi olduğunu, toplantıda ayrıca TBMM'nin gündemi ve önümüzdeki süreçte yapılacak çalışmalarla ilgili bilgi verildiğini kaydetti.

Depremle ilgili TBMM'de gündem dışı yaptığı konuşmada bazı hususları özellikle vurguladığını ve bunları tekrarlamak istediğini söyleyen Çelik, ''Türk ve Kürt ırkçılarına rağmen, ötekileştiricilere, bozgunculara, fitnecilere, mezar soyguncularına ve leş kargalarına rağmen, bulanık suda avlanmak isteyenlere rağmen, Türkiye Van depremiyle, kardeşliğini çok net şekilde ortaya koymuştur. Bu hadise göstermiştir ki biz, doğusuyla, batısıyla, Türk'ü, Kürt'ü ile Sünni'si ve Alevi'si ile aynı ruh ve mana ikliminin insanlarıyız'' diye konuştu.
Türkiye'nin Van depreminde çok iyi bir sınav verdiğini, yaşanan aksaklıkların Türkiye'nin eksi hanesine yazılabileceğini ifade eden Çelik, ''Ancak Türkiye'nin artı hanesinde çok şey vardır.
Bölgedeki sağlık hizmetlerinin de düzenli şekilde yürütüldüğünü, Türkiye'de ilk defa yoğun şekilde hava ambulansı kullanıldığını belirten Çelik, yaralıların tedavisinin devam ettiğini aktardı.

800 YENİ ÖĞRETMEN
Van ve çevresinde ara verilen eğitim-öğretime 14 Kasım'da başlanacağını anımsatan Çelik, depremde yalnızca Gedikbulak köyündeki okulun yıkıldığını söyledi.

Van'da bütün okullarda inceleme yapıldığını, okullarda büyük çapta hasar olmadığının tespit edildiğini kaydeden Çelik, okullarda sıva çatlaması, boya kabarması gibi sorunlar bulunduğunu dile getirdi. Öğrencilerin olumsuz etkilenmemesi için tüm okulların 14 Kasım'a kadar onarılacağını bildiren Çelik, ''Çocuklarımız döndüklerinde okullarını pırıl pırıl bulacaklardır'' dedi.

Çelik, köylerde öğretmenler için de konteyner ve prefabrik evler hazırlandığını, öğretmenlerin barınmasında bir sorun yaşanmayacağını kaydeden Çelik, Van'a 800 yeni öğretmen tayin edileceğini bildirdi. Çelik, ''Bu da çok büyük bir sayı. Eminim ki bütün ihtiyaçlar böylelikle giderilmiş olacak ve 14 Kasım'da okullar açıldığı zaman bütün okullarımızda öğretmenlerimiz olacak ve problemsiz olarak eğitim-öğretim devam edecektir'' diye konuştu.

Düzce'deki özel Öncü Kolejinin, 25 kız çocuğunu yatılı okutmak ve öğrencilerin her türlü masrafını karşılamak için başvurduğunu söyleyen Çelik, bunun tüm kolejlere örnek olmasını diledi.

Depremde yıkılan binalarla ilgili savcılığın soruşturma başlattığını hatırlatan Çelik, kamu vicdanı adına, ihmali, kusuru, kastı olan müteahhitlerle ilgili hukuk önünde gerekenin yapılacağını ifade etti. Çelik, ''Ancak bu süreçte savcılığın açtığı soruşturma tamamlanmadan, bilirkişi raporları gelmeden ve mahkeme nihai kararını vermeden özellikle infazsız yargılamaların da olmaması gerektiğini de ifade etmek istiyorum'' dedi.

Devamını okuyun...

BDP ATAKTA HÜKÜMET NE ALEMDE

ERSANLI DENEN BU TÜRK DÜŞMANINI İYİ
TANIYIN HAFIZANIZA KAZIYIN.
istanbul Terörle Mücadele polislerinin KCK’nın sözde siyaset akademisine yaptığı operasyon sonucu gözaltına alınan Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın not defterini BUGÜN ele geçirdi. Ersanlı’nın kendi el yazısıyla yer alan ifadelerinde paralel bir devlet kurulmasının amaçlandığı anlaşılıyor. Ersanlı’nın defterindeki “Özerklik tek taraflı kurulmaz ama

devlet tek taraflı kurulabilir. Bölünme korkusu hâlâ canlı, ulusal kimlik oluştu. 40 bin kişi dağa çıkmış. Kürt hareketi Türkiye’de meşru bir zemin kazandı, taktik savaşlarda biz öndeyiz, BDP silahı bıraksın demek legal bir partiye AKP’nin aczini gösteriyor. Devlet istemiyor olmak, yönetim olmak istemiyor demek değildir” ifadeleri dikkat çekiyor. Notlarda isyan edilip yönetim sahibi olmanın amaçlandığı ve Kürdistan Demokrat Partisi gibi davranılıp bölünmenin amaçlandığı ifade edilerek, “KDP gibi yaparak devlet kurabiliriz, konjonktör buna uygun” deniliyor.TERÖRİSTLER İTİRAF ETTİSiyaset akademisi hakkında itirafta bulunan ve kendiliğinden teslim olan terörist Z.N. “Abdullah Öcalan her ilde siyasi akademilerin kurulmasını, halkın sorunlarının çözümünün Türkiye Cumhuriyeti’nden ayrı olarak burada çözümlenmesini istemektedir. Örgütün lider dağ kadrosu KCK’yı eğitecek ve bilgilendirecek, KCK da siyaset akademilerinde eğitim verecek kişileri eğitecek dolayısı ile örgütün düşüncesinde kitleler oluşturulmaya çalışılacak. Ayrıca bu siyaset akademileri yardımıyla dağ kadrosu mahalle ve sokaklara iner ek halkın eğitilmesini amaçlamaktadır” diyerek gerçek amacı açıkladı. Kırsala çıkarken yakalanan ve suçunu itiraf eden bir diğer terörist Ö.Y. de siyaset akademisinin işleyişi ve amaçlarını şöyle anlattı: “Örgüt mensupları tarafından 45 günlük ‘Akademi Eğitimi’ adı altında örgütsel bilinçlerini en üst düzeye çıkartacak PKK örgütü ideolojisi doğrultusunda eğitim verilir. Bu eğitim sırasında ‘PKK Tarihi, Meşru Savunma, Önderlik, Uygarlık Tarihi, Kadın Kurtuluş İdeolojisi, Kuantum Fiziği, Neolotik Çağ’ gibi konularda üst düzey bilinçlendirme eğitimleri verilir. Siyaset akademilerine katılan şahıslara PKK örgütünün ideolojisi doğrultusunda örgütsel bilinç düzeylerini artırmak amacıyla eğitim verilir.”

Devamını okuyun...

PKK ARTIK TARİH OLUYOR

PKK'YA BÜYÜK DARBE
Diyarbakır'da İçişleri Bakanlığı'nın genelgesinden sonra ilk defa jandarma özel harekât timleri ve özel harekât polisleri PKK'ya yönelik hava destekli ortak operasyon düzenledi. PKK'nın gelirinden yüksek miktarda pay aldığı belirlenen piyasa değeri 28 milyon lira olan 4 ton toz esrar ve 4 ton kubar esrar olmak üzere 8 ton 150 kilo ele geçirildi. Lice ve Hazro kırsalında PKK'lıların termal kameraya takılması üzerine, geçtiğimiz aylarda öğretmen ve askerlerin kaçırıldığı bölgeye düzenlenen ortak operasyonda, PKK'lılar gece karanlığı faydalanarak ormanlık bölgede izlerini kaybettirdi.

ÖĞRETMEN VE ASKERLERİN KAÇIRILDIĞI BÖLGEYE OPERASYON
Lice ile Hazro ilçesi arasındaki kırsal alandaki Bağlan, Ortaç ve Yalaz köylerinde heron, uydu ve termal kameralarda bir grup PKK'lının tespit edilmesi üzerine 28 Ekim'i 29 Ekim'e bağlayan gece operasyon için düğmeye basıldı. Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak'ın koordinesinde 1500'e yakın polis ve asker katıldı. Skorsky ve Kobra tipi helikopterlerin desteği ile yapılan operasyonda terör örgütü mensupları karanlıktan faydalanarak ormanlık alanda izlerini kaybettirdi. Gün ışığında yapılan arazi taramasında ise tonlarca uyuşturucu bulundu. Jandarma narkotik köpekleri 36 ayrı noktada uyuşturucu kokusu aldı.

28 MİLYON TL DEĞERİNDE
Örgüt mensuplarının saklanabileceği mağara ve sığınakları arayan güvenlik güçleri tarlalarda toprağa bidonlarla gömülü 4 ton 20 kilo toz esrar, 4 ton 130 kilo kubar esrar ele geçirdi. Piyasa değerinin 28 milyon TL olduğu tahmin edilen uyuşturuculardan PKK'nın 'vergi' altında pay aldığına dikkat çeken Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, elde edilen finansla terör örgütünün silah ve bomba aldığını vurgu yaptı.

"VATANDAŞLARI KAN EMEN KENELERDEN KURTARMA OPERASYONU!"
Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Mustafa Erdem ve Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam ile basın toplantısı düzenleyen Vali Mustafa Toprak, operasyonda ilklerin yaşandığını ifade ederek, "Bakanlığın genelgesinden sonra ilk kez polis ve asker birlikte operasyon yapmıştır. Bu operasyonda ele geçirilen 8 ton 150 kilo uyuşturucu miktarı tarihte bir ilktir. Ele geçirilen uyuşturucu miktarı 44 ton kubar esrar maddesine eşdeğerdir. Yakalanan uyuşturucu miktarı kadar zayiat vermemek ise büyük ikinci büyük başarıdır. Biz bu operasyona 'vatandaşları kan emen kenelerden kurtarma' ismini verdik" dedi.

ÖRGÜTÜN FİNANS KAYNAKLARINI KURUTACAĞIZ
Uyuşturucunun ele geçirilmiş olduğu bölgenin dağlık ve ormanlık olmasından ötürü teröristlerin kullandığı bölgeler olduğuna dikkat çeken Vali Toprak, "Güvenlik güçlerimize bombalı tuzak düzenleyen, Bitlis, Siirt, Batman ve Bingöl'de sivil vatandaşlarımızı hedef alan terör örgütü mensuplarına yönelik askeri operasyonlar aralıksız sürüyor. Örgütü ayakta tutan silah ve uyuşturucu gelirine yönelik operasyonlarımız aralıksız devam ediyor. Hani, Lice ve Kocaköy bölgesindeki mermer ocaklarında vergi adı altında haraç alan PKK'lılar, yüksek dağlık alanda ekilen uyuşturucudan yüksek miktarda pay almaktadır. Bu operasyonlarla hem işletmecilerin güvenliğini hem de örgütün uyuşturucudan elde etmiş olduğu finansman kaynaklarını kurutacağız" diye konuştu.

Devamını okuyun...

BEŞAR ESAD'A KULAK VERİN

BEŞAR ESAD DEDİ Kİ
Suriye Ulusal Konseyi’nin gerçekten halkı temsil edip etmediğinin araştırılması gerektiğini savunan Esad, “Muhalifleri tanımıyorum. Onların asıl motivasyonu para” dedi.
SURİYE Devlet Başkanı Beşar Esad, İngiliz Telegraph gazetesi ile mülakatında ‘muhaliflerle görüşmeyi zaman kaybı’ olarak niteledi.

Telegraph’ın önceki gün yayımladığı Esad’ın büyük yankı bulan mülakatının dün yayımlanan ikinci kısmında muhaliflerin İstanbul’da kurduğu Suriye Ulusal Konseyi’ni hedef alan açıklamalar öne çıktı. Muhaliflerle konuşmayacağı mesajını veren Esad, “Onlardan bahsederek zamanımı kaybetmem. Onları tanımıyorum. En iyisi, onların gerçekten Suriyelileri temsil edip etmediklerini araştırmaktır” ifadelerini kullandı. Suriye’de hükümet karşıtı gösterileri yapanların para aldıklarını ve esas motivasyonlarının para olduğunu savunan Esad, “Her gün büyük paralar ödeniyor ve büyük bir meblağda para sınırdan geçiyor” iddiasında da bulundu. Esad, önceki gün yayımlanan mülakatın ilk kısmında da Batı’yı ülkesine yönelik askeri müdahale olasılığına karşı uyarıp Suriye’nin bölgenin merkezi ve fay hattı olduğunu savunurken, “Zeminle oynarsınız bir deprem tetiklersiniz. Suriye ile herhangi bir sorun tüm bölgeyi yakar” demişti.

Devamını okuyun...

16 Ekim 2011 Pazar

Irak, teröre karşı işbirliğine hazır
Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'nin Türkiye'ye yaptığı ziyaret esnasında iki tarafın da yaptığı açıklamalardan anlaşıldığı gibi terörle mücadele noktasında iki ülkenin işbirliği yapacağı artık daha net görülüyor. Irak'ın iç siyasetinde yaşanan son gelişmeler ve açıklamalar da Irak'ın terörle mücadele noktasında Türkiye ile ortak hareket etmek için hazır olduğunu gösteriyor.

Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'nin Türkiye'ye yaptığı ziyaret esnasında iki tarafın da yaptığı açıklamalardan anlaşıldığı gibi terörle mücadele noktasında iki ülkenin işbirliği yapacağı artık daha net görülüyor. Irak'ın iç siyasetinde yaşanan son gelişmeler ve açıklamalar da Irak'ın terörle mücadele noktasında Türkiye ile ortak hareket etmek için hazır olduğunu gösteriyor.
2003 ABD işgalinden bu yana siyasi karmaşanın hat safhaya çıktığı Irak'ta kendisine geniş bir hareket alanı bulan PKK, son dönemde iki ülke arasında yaşanan gelişmelerden rahatsız. Son dönemde Türkiye'nin terörle mücadele kapsamında gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonlar, Irak'ta egemenliğin ihlali olarak görülüyor ve siyasiler tarafından kınanıyor. Yrd. Doç. Dr. Serhat Erkmen, içerde yaşanan bu rahatsızlığa rağmen Irak siyasetinde etkin rol oynayan KDP ve Dava Partisi'nin tavrında son dönemde yaşanan değişikliğe dikkat çekerek, KDP'nin önde gelen bazı yetkililerinin PKK'ya yönelik mesajlarındaki sertleşmenin altını çizdi. PKK'nın silahlı mücadeleden vazgeçmesini ve KBH kontrolündek topraklardan Türkiye'ye saldırılar düzenlemeyi durdurmasını isteyen açıklamaların arttığı bir dönemde Zebari'nin Türkiye'ye gelmesini oldukça anlamlı bulan Erkmen, Dışişleri Bakanı Zebari'nin aynı zamanda KDP'nin Yürütme Komitesi üyesi olduğunu hatırlattı.

Devamını okuyun...